Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’nin elektrik üretiminin önemli bir kısmını yenilenebilir kaynaklardan karşıladığını ve rüzgar enerjisinin doğal gaz ithalatında yıllık yaklaşık 4 milyar dolar tasarruf potansiyeli sunduğunu açıkladı.
Anadolu Ajansı’na (AA) konuk olan Erden, Türkiye’nin son yıllarda elektrik üretiminin yüzde 40’ından fazlasını yenilenebilir kaynaklardan karşıladığını, bu yılın 8 ayında ise bu oranın yüzde 60’ı aştığını belirtti.
Erden, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmaların ardından enerji arz güvenliğinin önem kazandığını vurgulayarak, rüzgar enerjisinin ithalata, kritik geçiş güzergahlarına ve ambargolara bağlı olmamasının önemli bir arz güvenliği avantajı sağladığını ifade etti.
Türkiye’nin yüksek rüzgar enerjisi potansiyeli ve coğrafi konumunun avantajlarıyla rüzgar enerjisi sektörünü büyüttüğünü dile getiren Erden, ülkenin üç tarafının denizlerle çevrili olmasının bu potansiyeli değerlendirme adımlarını hızlandırdığını söyledi. Yatırımların 2009-2010’dan itibaren ivme kazandığını belirtti.
Geçen yıl küresel rüzgar enerjisi kurulumlarında 165 bin megavatlık artış yaşandığını ve bunun 2 bin megavatının Türkiye’de gerçekleştiğini aktaran Erden, Türkiye’nin küresel ekonomideki payının yüzde 1’ine karşılık rüzgar kurulumlarındaki payının daha yüksek olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin 126 bin megavatlık toplam elektrik kurulu gücü içinde karasal rüzgar enerjisinin kurulu gücünün Ekim sonu itibarıyla 15 bin 900 megavata ulaştığını ve rüzgarın Ağustos 2026’da elektrik üretimindeki payının yaklaşık yüzde 13 seviyesinde bulunduğunu kaydetti. Erden, rüzgar enerjisinin Türkiye’nin elektrik arzına önemli katkı sağladığını vurguladı.
Erden, Türkiye’de kurulan her 1000 megavatlık rüzgar enerjisi kapasitesinin, güncel enerji fiyatlarıyla yıllık yaklaşık 250 milyon dolar doğal gaz ithalatı tasarrufu sağladığını belirtti. Türkiye’nin 16 gigavatı aşan mekanik rüzgar kapasitesinin, yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık doğal gaz ithalatı tasarrufu imkanı sunduğunu söyledi.
Yerli doğal gaz üretiminin artması ve yenilenebilir enerji kapasitesinin genişlemesiyle uzun vadede ithalat faturasının düşmesi bekleniyor. Türkiye’nin otomotiv başta olmak üzere sanayi birikiminin, rüzgar enerjisi alanında önemli bir üretim altyapısı oluşturduğu belirtildi. Sektör, İzmir’den İstanbul’a uzanan bir sanayi kümelenmesi oluştururken, rüzgar türbini ve bileşenleri ihracatından yıllık 2-2,5 milyar dolar gelir elde ediliyor.
Erden, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) projelerinde kullanılan türbinlerde yerlilik oranının yüzde 65’e ulaştığını ve yatırımlarla birlikte istihdama da katkı sağlandığını ifade etti. Türkiye’de 5 kule üreticisi ve 2 kanat üreticisi bulunduğunu, yeni yatırımlarla kanat fabrikası sayısının 3’e çıkmasının beklendiğini belirtti.
Jeneratör, motor, kule içi bileşenler ve kanat ham maddeleri üreten tesislerin, rüzgar sektörü ve savunma sanayisi gibi farklı alanlara da katkı sağladığına işaret eden Erden, sektörde yaklaşık 30 bin kişinin çalıştığını ve sanayicilerin yüzde 75’inin önümüzdeki 3 yılda kapasite artışı veya yeni yatırım planladığını söyledi. Bu yatırımların nitelikli teknisyen ve beyaz yakalı çalışanlara yönelik istihdamı artırması bekleniyor.
YEKA projeleriyle yerli sanayinin desteklenmesi ve her yıl en az 2 bin 500 megavatlık rüzgar ve güneş kapasitesinin yatırımcılara sunulmasının hedeflendiğini anlatan Erden, uzun vadeli hedeflerin ve düzenli kapasite tahsislerinin yatırımcı güvenini artırarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağladığını belirtti.
Ulusal Enerji Planı ile yenilenebilir enerjinin Türkiye’nin enerji stratejisinin merkezine alındığı ve 2035 kurulu güç hedefinin 120 gigavata yükseltildiği hatırlatıldı. TÜREB’in rüzgar enerjisinde 48 gigavata ulaşmayı hedeflediğini kaydeden Erden, Türkiye’nin Avrupa’da en fazla yeni karasal rüzgar kurulumu gerçekleştiren ikinci ülke olduğunu, kurulu güçte altıncı, rüzgar sanayisinde ise beşinci sırada yer aldığını söyledi.
Erden, Türkiye’nin 2035’e kadar rüzgar ve güneş enerjisinde 120 gigavat kurulu güce ulaşabilmesi için her yıl yaklaşık 8 bin megavatlık yeni kapasite kurması gerektiğini belirtti. TÜREB’in hedeflediği 48 gigavatlık rüzgar kapasitesine ulaşıldığında, doğal gaz ithalatında önlenen tutarın yıllık yaklaşık 10-12 milyar dolara ulaşabileceğini, bunun mevcut 4 milyar dolara ek olarak 6-8 milyar dolar ek tasarruf anlamına geldiğini ifade etti.
Bu hedefe ulaşmak için kapasite tahsislerinin yanı sıra şebeke yatırımlarının artırılması, izin süreçlerinin hızlandırılması ve uygun maliyetli finansmana erişimin kolaylaştırılması önem taşıyor. Ulusal Enerji Planı’na göre yalnızca şebeke yatırımları için 24 milyar dolarlık finansman ihtiyacı bulunuyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması, veri merkezlerinin büyümesi ve sanayide elektrifikasyonun hızlanmasıyla Türkiye’nin elektrik talebinin artması bekleniyor, bu da yenilenebilir enerji kapasitesinin genişletilmesini daha da kritik hale getiriyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]