İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve aşırı sağcı hükümeti, Gazze’deki katliamın baş mimarları olarak öne çıkıyor. Din temelli söylemlerle yeni kan ve toprak taleplerinde bulunan Netanyahu ve ekibi, son dönemde gerginliği tırmandıran açıklamalar yapmaktan çekinmiyor.
Netanyahu’nun ardından İsrail parlamentosundaki eski milletvekili Moşe Feiglin’in Gazze’yi tamamen yok etme çağrısı, İsrail hükümetinin aşırı sağcı eğilimlerini gözler önüne seriyor. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in, geniş coğrafyalarda bir Yahudi devleti hayali kurması ve Gazze’yi aç bırakmayı savunması da dikkat çekiyor.
Uluslararası hukuka aykırı olan işgal faaliyetleri ve açıkça sivillerin hedef alınmasıyla eleştirilen İsrail Hükümeti, Gazze’ye yönelik nükleer bomba tehditleriyle gerilimi arttırıyor. Miras Bakanı Amihai Eliyahu’nun, Gazze’ye nükleer bomba atılmasının bile olasılıklar arasında olduğunu iddia etmesi, bölgedeki gerginliği daha da artırıyor.
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in, Gazze’de yapılanların sadece bir başlangıç olduğunu ve işgal edilen toprakların bedeli olarak Filistinlilerin göç ettirilmesini savunması, İsrail’in aşırı sağcı politikalarının yansımalarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıları ve işgal altındaki topraklarda sinagog inşa etme isteği de endişe yaratıyor.
İsrail Hükümeti’nin aşırı sağcı bakanlarının açıklamaları, bölgedeki gerilimi arttırırken uluslararası toplumdan da yoğun eleştiri alıyor. Gazze’deki acımasız saldırılar ve toprak talepleri, İsrail’in aşırı sağcı politikalarının vahametini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]