Ana sayfa GÜNDEM Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İsrail’e sert tepki!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İsrail’e sert tepki!

33
0
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert tepki!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert tepki!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP il binası önünde oturma eylemi yapan Diyarbakır anneleriyle Vahdettin Köşkü’nde iftar yemeğinde bir araya geldi.

Erdoğan’a, eşi Emine Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da eşlik etti.

“SON TERÖRİST KALANA KADAR MÜCADELE SÜRECEK”

Erdoğan burada yaptığı konuşmada, “Son terörist de etkisiz hale gelene, terör örgütünün elindeki son evladımız da ailesine kavuşana kadar, bu mücadeleyi sürekli daha ileri taşıyarak sürdüreceğiz.” dedi.

Diyarbakır annelerine yönelik, “Terör örgütü PKK ve onun siyasi uzantıları tarafından kandırılarak sizlerden kopartılan ciğerparelerinize kavuşmak için verdiğiniz mücadeleyi en başından beri takdirle takip ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“KANDİL’İ KANDİL OLMAKTAN ÇIKARACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “(Terör örgütü PKK) Şu anda dertleri büyük, sıkıntıları büyük. Artık kaçacak delik arıyorlar.” dedi.

“Ailelerimizin kararlılıkla yürüttüğü bu mücadele terör örgütünün karanlık ve kandan beslenen gerçek yüzünün görülmesi bakımından çok hayırlı olmuştur.” diyerek, “Kandil’i çökerteceğiz ve Kandil’i kandil olmaktan çıkaracağız. Onlar için karanlık olacak.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iftar programında Diyarbakır annelerine yaptığı konuşmanın ana başlıkları şöyle:

“BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ İÇTE VE DIŞTA ZOR DURUMA DÜŞMÜŞTÜR”

Çilekeş kardeşlerimiz, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. İftar soframızı paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı şahsım, eşim, milletim adına teşekkür ediyorum. Artık uğurlamaya hazırladığımız mubarek Ramazan ayımızı ve bu gece idrak edeceğimiz Kadir Gecemizi cani gönülden tebrik ediyorum. Rabbimden ailelerimizi, dostlarımızı ve tüm sevdiklerimizi sağlık ve afiyetle bayrama kavuşturmasını niyaz ediyorum. Ramazanı şerife kavuşturduğu gibi inşallah Ramazan bayramına da kavuştursun. Sizler yüreği yanık Diyarbakır anneleri olarak nice Ramazan ve bayramları evlat hasretleriyle geçirdiniz. Terör örgütü PKK ve onların siyasi uzantılarınızla kopartılarak sizlerden alınan ciğerparelerinizle ilgili mücadeleyi takdir ediyoruz. Bazıları çocuklarına kavuşurken bazıları henüz bu mutluluğa erişemedi. Terör örgütünün kandan beslenen gerçek yüzü görülmüştür. Birileri tarafından cilalatılıp parlatılan cici çocuklar gibi gösterilmeye çalışan bölücü terör örgütü hem iç kamuoyu hem dış dünyada zor duruma düşmüştür. Artık kaçacak delik arıyorlar. Güvenlik güçlerimizin gerçekleştirdiği operasyonlarla eylem kabiliyeti azalan örgüt Diyarbakır annelerinin dirayeti karşısında adeta çaresiz kalmıştır. Evlatlarına kavuşan her ailemizle birlikte sadece biz sevinmekle kalmıyoruz, milletimizin yüreğine de su serpiliyor.Ailelerine geri dönen her mensubunun ardından örgüt telafisi mümkün olmayan sıkıntılar yaşıyor.

“KANDİL’İ ONLAR İÇİN KARANLIK OLACAK”

Bu gece idrak edeceğimiz Kadir Gecesi hürmetine buradaki kardeşlerim başta olmak üzere yüreği hasretle kavrulan anne ve babaları, yarın biliyorsunuz Anneler günü, bir an önce evlatlarına kavuşturmasını diliyorum.Sınırlarımız ötesinde yürüttüğümüz başarılı opherasyonlarla terörün kanlı ellerini adeta kökünden kırıyoruz.Son terörist de etkisiz hale gelene, terör örgütünün elindeki son evladımız da ailesine kavuşana kadar mücadeleyi ileriye taşıyarak sürdüreceğiz. Irak ve Suriye’deki kardeşlerimizi de adeta kiralık katiller ordusuna dönüşen,bölgemizde hesabı olan güçler arasında kucaktan kucağa bu örgütün kirli ağından Allah’ın izniyle kurtaracağız. Kandil’i çökerteceğiz. Ve Kandil kandil olmaktan çıkacak onlar için karanlık olacak. Bizim buna imanımız var. Ve bin yıllık ortak coğrafyamızı türlü hile ve desiselerle parçalara ayırıp, fiziken, zihnen peşinde olanlar ameydanı bırakmayacağız. Bölgemizi sömürge zincirlerine bağlamak, sinsi senaryolarına alet etmek isteyenlere tek yürek, tek yumruk olduğmuuzu göstereceğiz. Bu şanlı duruşun sembolleri olarak 84 milyonun tamamına güç verdiniz. Sizi yıldıramadılar. Bir şehir, iki şehir oldunuz, her geçen gün büyümeye devam ediyorsunuz. Sizin bu şevk ve gayretiniz terör örgütünü çökertmeye yetti. Bu tarihi mücadeleniz için her birinize tekrar tekrar şahsım, eşim, milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Terör örgütü içindeki tüm gençlerimize de bir an önce şu an bizi dinliyorlar, böyle bir gecede onlara da sesleniyorum; gençler evlatlarım yarın Anneler Günü. Annelerinizi üzmeyin, annelerinizi mağdur etmeyin. Sizi bu noktaya getiren anneleriniz onları üzmeyin. 9 ay 10 gün sizi karnında besleyip büyüten, ondan sonra da buyaşa getiren annelerinizi üzmeyin.Bir an önce ne yapın, ne edin ama annelerinize dönün. Çünkü onların sürekli gözleri yaşlı ve onlar sizi bekliyor. Şunu unutmayın; Türkiye Cumhuriyeti devleti, devletimiz, kendini bu bataklıktan kurtarmak isteyen her gencimizi adli bakımdan korumanın yanında yeni hayatını kurmasına da destek verecektir. Başka türlü hareket etmemiz düşünülemez.

“ANNELERİNİZ GÖZLERİ YOLDA YÜREĞİ SİZİNLE ÇARPIYOR”

Siz Diyarbakır annelerinin nezdinde tüm annelerin, Anneler Günü’nü tebrik ediyorum. Kadir Gecesi’ni de tebrik ediyorum. Rabbim yaşı kaç olursa olsun bugünü annesiz geçiren yetimlere de sabrı cemil ihsan etsin diyorum. Anneleri hayatta olan herkese de onların kıymetini bilmelerini, gönüllerini şenlendirmelerini, hayır dualarını almalarını tavsiye ediyorum. Gençler, sevgililer sevgilisi peygamberimiz Aleyhüsselatı vesselam, ‘cennet annelerin ayakları altındadır’ buyuruyor. Karşımda şu anda cennetin ayakları altında olan anneler var. Bunlar sizin de, bizim de annelerimiz. Ben de rahmetli anneciğimin ayaklarının altını zaman zaman öper, onun kokusunu hissederdim. Siz de annelerinizi daha fazla üzmeyin. Daha fazla bekletmeyin.Bilesiniz ki annelerinizin gözleri yollarda sizleri bekliyor, yürekleri sizin kokunuzla çarpıyor, hissediyor. Vatanını ve yurdunu ana sıfatıyla adlandıran bir milletin evlatları olarak dünyanın hiçbir yerde Anadolu var mı? Yok. Bizde bak Anadolu. Ne demişiz Anadolu, baba dolu değil. Bu topraklar ana sıfatıyla sıfatlanmış. Annelerimizin omurgasını oluşturduğu ailelerimize çok daha sıkı sahip çıkmamız gereken bir dönem geçtiğimizi düşünüyorum. Aile kurumlarımızı yıkarak başarıya ulaştırmak isteyenleri inşallah annelerin öncülüğünde hezimete uğratacağız. Gabar’ı, Cudi’yi, Tendürek’i, Bestler Deresi’ni bunların başına çökerttik mi? İnlerine girdik, daha da gireceğiz. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Kandil’i de bunlara zindan edeceğiz. Hiç merak etmeyin.Belki geç olacak, belki zor olacak. Ama zafer sizler gibi anneleriniz başarıya ulaşacak. Bir kez daha sizlerin ve tüm Anneler Günü’nü tebrik ediyorum.

“İSRAİL’E SESİZ KALANLAR BU ZULME ORTAKTIR”

Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken ilk kıblemiz üç dinin kutsal şehri Kudüs’ten hem üzüntümüzü hem öfkemizi artıran haberler alıyoruz. Zalim İsrail, terör devleti İsrail, mukaddesatlarını korumak, binlerce yıllık evlerine, yurtlarına sahip çıkmak dışında hiçbir gaileleri olmayan Kudüs’teki Müslümanlara vahşi ve ahlaksızca saldırmaktır. Mukaddes şehir Kudüs’ün onur, şeref, haysiyetini korumak her bir Müslümanın boynunun borcudur. Mescid-i Aksa, Kudüs’teki ibadethanelere, Müslümanlara yönelik her saldırı aynı zamanda bizlere yapılmış saldırıdır. Oradaki kardeşlerimizle birlikte Mekke’de Kabe’yi tavaf eden Medine’de peygamberin huzurunda bulunan her Müslümandır bu saldırın muhatabı. İstanbul, Diyarbakır, Kahire, İslamad, Cakarta, Bakü’de, Saraybosna’da yaşayan Müslümanların her biri.Üç dinin kutsallarını barındıran Kudüs’ü vicdansız, ahlaksız, hukuksuz, saygısız saldırılarıyla kirleten zalimlere karşı çıkmak insanım diyen her bireyin vazifesidir. İsrail devletin saldırılarına sessiz kalarak veya kayda değer tavır koymayanlar dolaylı olarak ortaktır. Burada tüm dünyayı Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırılara karşı etkili şekilde davet etmeye davet ediyorum. Tüm halkı Müslüman olan ülkeler esesleniyorum. Bir olma,beraber olma zamanında İsrail’in temel insan haklarına, uluslararası hukuka ve insana dair her türlü değere aykırı eylemleri derhal durdurmaları konusunda çalışmalarıdır. Türkiye olarak üzerimize düşeni yaptık, yapıyoruz ve yapacağız.

“ZALİMLERİ DÜÇAR ETMEK İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI ORTAYA KOYACAĞIZ”

Dünyada hiçbir insanın uluslararası kurumlara, kurallara güveni kalmaz. Herkes kendi başının çaresine bakmaya başlayınca ortaya çıkacak kaos önce bu zulümesessiz kalanları yutacaktır. Kudüs’ü ve Müslümanları koruyamayan dünya kendi kendine imha edecek bombanın pimini çekmiş demektir. Bugün de Kudüs’teki kardeşlmerimizin Filistin coğrafyasındaki tüm Müslüman kardeşlerimizin yanındayız. BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere harekete geçirmek için gereken girişimleri başlattık. BM Güvenlik Konseyi derhal tedbirlerle bu zulme dur demezse ‘dünya beşten büyüktür’ diye ifade ettiğimiz çarpıklığı kayıtsız şartsız kabul ediyor demektir. BM’yi, güvenlik konseyi başta olmak üzere tüm kurumları, köklü bir reforma tabi tutmaya çağrımızı tekrarlıyoruz. Mescid-i Aksa’ya ve Müslümanlara yönelik alçak saldırıların derhal durdurulmasını istiyoruz. 300’e yakın yaralı var, ilk andan itibaren. Filistinlileri evlerinden etmeye ve yurtlarından çıkarmaya yönelik her türlü doğrudan ve dolaylı baskıların sona erdirilmesini bekliyoruz. Aksi takdirde zalimleri hak ettikleri akıbete düçar eylemek için her türlü gayreti gösterecek, her türlü çabayı ortaya koyacağız. Allah mazlumların ve mağdurların yardımcıdır. Bu duygularla bir defa daha Ramazan-ı Şerifinizi, Kadir Gecenizi ve şimdiden Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum. Rabbim yavrularınızla birlikte bir bayram değil çifte bayramyaşamınızı temenni ediyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum, beylerinize selam ve saygılarımı, göndermenizi istirham ediyorum. Kalın sağlıcakla.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN DÜNYAYA KUDÜS ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden dünya kamuoyuna Kudüs çağrısını yineledi. Erdoğan mesajında şu ifadeleri kullandı: “Mukaddes şehir Kudüs’ün onurunu, şerefini, izzetini, haysiyetini korumak her bir Müslüman’ın boynunun borcudur. Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs’teki ibadethanelere ve Müslümanlara yönelik her saldırı aynı zamanda bizlere yapılmış demektir. Üç dinin kutsallarını barındıran Kudüs’ü vicdansız, ahlaksız, hukuksuz, saygısız saldırılarıyla kirleten zalimlere karşı çıkmak ‘insanım’ diyen her bireyin vazifesidir. İsrail devletinin saldırılarına sessiz kalarak veya kayda değer tavır ortaya koymayarak, dolaylı şekilde destek veren herkes orada yaşanan zulme ortaktır.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here