Cengiz Dağcı, 9 Mart 1919’da Kırım’ın Gurzuf kentinde doğdu. Ailesi 1923 yılında Gurzuf’tan Kızıltaş’a taşındı. Cengiz Dağcı, Stalin’in Kırım Türklerini ata topraklarından sürmesine tanık oldu ve bu acı olay ruhunda derin izler bıraktı.
Cengiz Dağcı, II. Dünya Savaşı sırasında Almanlara esir düştü ve yaşadığı zorluklarla mücadele etti. Türkistan Lejyonu’nda savaşırken vatanını son kez ziyaret etti ve ardından Fransa’ya sevk edildi. Ancak Kırım’a dönme isteğiyle ayrıldığı lejyondan ayrıldı ve esaretten kaçarak sevdiklerine ulaşmaya çalıştı.
Cengiz Dağcı, savaş sonrası Avrupa’da mülteci olarak yaşamını sürdürdü. Hayat arkadaşı Regina ile evlenerek Londra’ya yerleşti. Romanlarında Kırım sürgününü ve vatan hasretini konu edindi. Eserlerinde Türk birliğine vurgu yaparak, Türklük ve vatan sevgisini ön plana çıkardı.
Cengiz Dağcı, eserlerinde Türklüğe ve vatan sevgisine vurgu yaparak, “Deniz parçalanmaz. Biz Türk-Tatarız” sözüyle Türk birliğine ve dayanışmaya çağrıda bulundu. Romanlarında Türklerin tarihine, acılarına ve vatan sevgisine yer vererek, Türk edebiyatında önemli bir yere sahip oldu.
Reklam & İşbirliği: [email protected]