SON GELİŞMELER
--:--:--

Türkiye Turizmde Yükselişte Dünya 4’üncüsü Oldu

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Türkiye Turizmde Yükselişte Dünya 4’üncüsü Oldu

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütünün (OECD) “Turizm Eğilimleri ve Politikaları 2026” raporuna göre, OECD ülkelerine yönelik uluslararası turist varışları 2025 yılında tahmini yüzde 3,4 artışla 847 milyonla rekor seviyeye ulaştı. Bu artış, 2024’teki yüzde 8,1’lik büyümenin ardından turizmdeki yükseliş eğiliminin devam ettiğini gösteriyor.

OECD’nin değerlendirmelerine göre, Orta Doğu’daki çatışmalar, artan jeopolitik gerilimler, değişen seyahat alışkanlıkları ve aşırı hava olayları küresel turizm görünümünü etkilemeye devam ediyor. Bu gelişmeler, özellikle hava yoluyla ulaşılabilen destinasyonlarda maliyetleri artırırken yolcu güvenini olumsuz etkiledi.

Güvenlik, fiyat ve olası iptal endişeleri seyahat tercihlerini şekillendiriyor. Turistlerin daha tanıdık, uygun maliyetli destinasyonlara yönelmesi, daha kısa süreli tatil yapması ve düşük maliyetli seçenekleri tercih etmesi bekleniyor. Bu durum, hava yolu şirketleri, tur operatörleri ve diğer turizm işletmelerinin gelecek planlarını etkiliyor.

Turizmde Büyüme ve Türkiye’nin Yeri

OECD raporuna göre, 2019-2025 döneminde uluslararası turist varışlarını en fazla artıran ülkeler arasında Japonya yüzde 34 ile ilk sırada yer aldı. Norveç yüzde 28, Danimarka ise yüzde 22 ile bu sıralamayı takip etti.

Türkiye, aynı dönemde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak bu alanda dördüncü sıraya yükseldi. Bu başarı, Türkiye’nin Kovid-19 salgını öncesine göre turist sayısını en fazla artıran ülkelerden biri olduğunu gösteriyor.

OECD üye ülkeleri arasında yapılan ankete göre, ülkelerin yaklaşık üçte biri 2026 sonunda turizm performansının 2025 seviyesinin üzerine çıkmasını bekliyor. Ancak jeopolitik gelişmeler, ekonomik belirsizlikler ve iklim kaynaklı riskler sektör üzerindeki etkisini sürdürüyor.

TÜRSAB Başkanı’ndan Kriz Yönetimi ve Gelecek Vizyonu

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizmin bölgesel ve küresel gelişmelerden hızlı etkilendiğini belirtti. Güvenlik, salgın hastalıklar, doğal afetler ve ekonomik dalgalanmaların uluslararası seyahat hareketlerini değiştirebildiğine dikkat çekti.

Bağlıkaya, turizmde başarının yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, sektörün krizlere karşı hazırlıklı ve dayanıklı olmasıyla da ölçüldüğünü vurguladı. Türkiye’nin birçok küresel ve bölgesel krizi yönetebilen güçlü bir turizm ekosistemine sahip olduğunu söyledi. Bu başarının arkasında seyahat acentelerinin ve sektör paydaşlarının yıllar içinde edindiği kriz yönetimi deneyiminin yattığını belirtti.

Seyahat acentelerinin pazar çeşitlendirmesi, alternatif destinasyon geliştirme, yeni ürün oluşturma ve değişen turist taleplerine uyum sağlama gibi alanlarda Türk turizminin en dinamik aktörleri olduğunu ifade eden Bağlıkaya, TÜRSAB olarak bu birikimin turizm politikalarının oluşturulmasında değerlendirilmesi gerektiğine inandıklarını söyledi.

Bağlıkaya, turizm yüzyılı vizyonu doğrultusunda hedeflerinin, krizlere karşı hazırlıklı, değişen koşullara uyum sağlayabilen, yüksek katma değer üreten ve sürdürülebilir büyümeyi esas alan bir turizm modelini güçlendirmek olduğunu dile getirdi. Başarının sadece ziyaretçi sayısıyla değil, kişi başına harcama, ortalama konaklama süresi ve ülke ekonomisine sağlanan katma değerle ölçüldüğünü belirtti.

Barselona ve Venedik gibi destinasyonlardaki aşırı turizm baskılarının sürdürülebilir olmadığını gösterdiğini söyleyen Bağlıkaya, Türkiye’nin kitle turizmindeki başarısını koruyarak turizmde yeni bir aşamaya geçilmesi gerektiğini, bunun yolunun ise turizmi ülke geneline ve yılın 12 ayına yaymaktan geçtiğini ifade etti.

TÜRSAB Başkanı, yeni destinasyonlar kazanılması, alternatif turizm ürünlerinin geliştirilmesi ve turizmin bölgesel kalkınmaya katkısının artırılmasıyla Türkiye’nin turizm çeşitliliğini daha yüksek gelir üreten bir yapıya dönüştürmeyi amaçladıklarını belirtti. Kültür, gastronomi, sağlık, kongre, spor, inanç, kruvaziyer, golf, doğa ve kırsal turizm gibi alternatif ürünlerin hem turizmi 12 aya yayacağını hem de kişi başına harcamayı artıracağını öngördü.

Bağlıkaya, seyahat acentelerinin Türkiye’nin zenginliklerini uluslararası pazarlarda turizm ürünlerine dönüştüren temel aktörler olduğunu vurguladı. Küresel çevrim içi rezervasyon portallarının sadece komisyon odaklı satış hizmeti sunduğunu, seyahat acentelerinin ise ülke turizmini geliştiren çalışmalar yaptığını belirtti. Seyahat acentelerinin ziyaretçinin daha uzun süre konaklamasını, daha fazla deneyim yaşamasını ve ülke ekonomisine daha yüksek katma değer sağlamasını mümkün kıldığını ifade etti.

Türkiye’nin 100 milyar dolar turizm geliri hedefine ulaşabilmesi için nicelikten çok niteliğe odaklanan bir büyüme modelinin ön plana çıkarılması gerektiğini söyleyen Bağlıkaya, güçlü alanları korurken yeni ürün ve hizmetlerle sektörün daha yüksek katma değer üreten bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Nitelikli insan kaynağının korunmasının rekabet avantajının temeli olduğunu ve sektörün yetişmiş çalışanlarını bünyesinde tutmasını sağlayacak mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. SGK prim desteği ve pazarlama desteklerinin seyahat acentelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesinin önemine dikkat çekti.

Turizm politikalarının kamu ve özel sektörün ortak aklıyla şekillendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Bağlıkaya, sektörün tüm paydaşlarının, özellikle pazarı doğrudan tanıyan seyahat acentelerinin bilgi ve deneyiminden daha fazla yararlanılması gerektiğini söyledi. Sürdürülebilir büyümenin, sahadaki ihtiyaçları doğru analiz eden ve değişen turist beklentilerine hızla uyum sağlayabilen bir yönetim anlayışıyla mümkün olduğunu ifade etti.

Kruvaziyer turizminin kişi başına harcama düzeyi en yüksek turizm türlerinden biri olduğuna işaret eden Bağlıkaya, özellikle ana liman olarak kullanılan destinasyonlarda yolcuların konaklayarak yeme içme, alışveriş, ulaşım ve turistik faaliyetlere daha fazla bütçe ayırdığını belirtti. Bu durumun yerel esnaftan restoranlara, rehberlerden ulaşım sektörüne kadar geniş bir ekosisteme yüksek katma değer sağladığını söyledi.

Bağlıkaya, İstanbul Havalimanı’nın dünyanın en fazla uluslararası destinasyona doğrudan bağlantı sunan havalimanlarından biri olmasının Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sağladığını dile getirdi. Bu güçlü hava ulaşımı altyapısının kruvaziyer limanlarla daha etkin entegre edilmesiyle ana liman kapasitesinin artırılabileceğini belirtti.

Benzer Haberler
Türkiye Turizmde Yükselişte Dünya 4’üncüsü Oldu
Türkiye Turizmde Yükselişte Dünya 4’üncüsü Oldu
Evde Bakım Yardımı Hesaplara Yatırıldı Bakan Göktaş Duyurdu
Evde Bakım Yardımı Hesaplara Yatırıldı Bakan Göktaş Duyurdu
Eğitim İçin 5 Yılda 2.6 Milyon Kişi Şehir Değiştirdi
Eğitim İçin 5 Yılda 2.6 Milyon Kişi Şehir Değiştirdi
Türk Hava Sahasında Her 14 Saniyede Bir Uçak Geçti
Türk Hava Sahasında Her 14 Saniyede Bir Uçak Geçti
Türkiye Otomobil İhracatında 82 Ülkeye Ulaştı
Türkiye Otomobil İhracatında 82 Ülkeye Ulaştı
Türkiye İthalat Rejiminde Güncelleme Yapıldı Üreticiler Destekleniyor
Türkiye İthalat Rejiminde Güncelleme Yapıldı Üreticiler Destekleniyor
Türkiye'nin Manşeti Gundemmanset.com
Copyright © 2025 Tüm hakları GÜNDEM MANŞET 'de saklıdır. Seobaz Haber Teması